Biliyor musunuz sıkıldım. Aslında her şeye yeniden başlıyacak, tertemiz bir başlangıçla sizinle yeniden tanışacaktım. Ama duygularım buna elvermiyor malesef. N'apalım... anlatmakta güçlük çekilen bir durum bu. Yani şöyle diyeyim yahut, böyle bir durumda siz anlatmaya çalışırsınız sadece, karşınızdaki sizi pek de anlamaz. Sadece içinizi döktüğünüz için siz rahatlarsınız, karşınızdaki belki de bir kaç satır sonra ne saçmalıyor bu diye bırakır gider, ya da peşi sıra gelen saçmalıklara gülüp gülüp te eğlenir.
Öyle ya da böyle...
Bir kaç gündür o kadar yoğundum ki kendime şaştım, yoruldum. Yine aynı günler içinde bir o kadar da boştum, e tabi buna daha da bir şaştım, sustum. Ama zihnim, pili bitmek tükenmek bilmeyen o makine!, çıldırtacaktı beni neredeyse.. Birileri eksikti. Yaptıklarım dakikalarımı doldursa da herbirini tartıya koysam, hiç! Hayal gücüm çok kuvvetlidir bilir misiniz? Pek öyle göstermesem de çok hayal kuran bir tipim ben. Bunu son zamanlar daha iyi anladım. Her an her durum, olay üzerine hayal kurabilirmişim. Öyleymişim ya da öyle oldum, kim bilebilir ben bile bilmiyorsam?! Kendimden bahsetmeyecektim ama kusura bakmayın. 'Bahsetmeye ne gerek var ki bir ton daha saçmalıyacaksan' diyecek gibi olursanız, durun lütfen. Benim bir suçum yok... Düşüncelerim hücum ediyor zihnime ve ben de bu sahneye afallamış biçimde sizlerin önüne itiliyorum. Bütün suç ellerimin ya da parmaklarımın belki de, durduramıyorum onları... yazmazlarsa üşüyorlar,- a!kansızmıymışım -hayır hayır yazamamaktan üşür ellerim benim, kansızlık ta cabası. Size de hiç olmuyor mu? Hisleriniz başkaldırıp yüreğinizi yerle bir edince nasıl yazmadan durabilirsiniz? İmkansız bir şey bu. İmkansız! İmkansız!
Bosver demesi kolay.. Buyrun siz de doldurun düşüncelerinizi zamanın arabasına, bağlayın sonra ucuna hatıra balonunuzu bırakın mazi semanıza, rahatlayın gitsin! İmkansız mı?

hehe...