Tale

3/11/2009

`You promised to tell me your history, you know,' said Alice.

`Mine is a long and a sad tale!' said the Mouse, turning to Alice, and sighing.

It is a long tail, certainly,' said Alice, looking down with wonder at the Mouse's tail; `but why do you call it sad?'
-
-
-
Havalıugh ..
 EnglishHavalı


Etiketler :

be happy*

23/9/2009



You grow up the day you have your first real laugh -- at yourself.

Gözler

just trying to be happyy these days.. new hopes up^ in my horizon Mutlu

Etiketler :

o.a

1/9/2009



...
Dinledikce susmasi, düşündükçe susmasi..
Tek başina iki kişi olmuş kendisiyle gölgesi,
Heykelini yontuyor yalnizligin ustasi.
...

Etiketler :

eski bir yazı

16/8/2009



Gece limanda kayalıklar üzerine oturmuş denizi ve yıldızları seyrederken aklımda tek şey vardı, yanımda bir çift, havada da bir ton ses... Sonra kitabım arasında gizlenmiş eski bir yazımı buldum:


24.04.09*İstanbul

Her onu düşündüğünde ona bir şey diyememesi, kendisinin onu özlediği merak ettiği gibi onun da kendisini özlemesini ve merak etmesini istemesinden ötürü müydü?'.. diye düşündü.Ve nedense bu kafasın karıştıran beklentisinin hiçbir zaman gerçekleşmediğinin farkına vardı. Biraz bencilce mi davranıyordu ne?! Karşılık beklemeden yapması gerekiyordu belki bazı şeyleri ama gururu ve hayat felsefesi buna engel oluyordu.

Aradan biraz zaman geçtikten sonra, konu üzerine mantıklı bir şekilde  düşündü. Sonra da ne kadar yersiz hayıflandığını düşündü. Ya da bu belkide sadece kendini aldatma yollarından biriydi, bunu biliyordu ama.. Sadece biliyordu.

Ve devam etti...

Onu düşünmek güzel şeyse, bunu yaparak mutlu olmak yetmeliydi. İnsan kendisinden farklı bir yaşam süren karşısındakinden aynı anda aynı şeyi düşünmesini beklememeliydi. Ki böyle gereksiz hayıflanmalar sadece kendini üzüyor, bir süre canı sıkılıyor, sonra içine atıp unutmaya çalışıyordu.
Ne kadar da gereksiz olduğunu düşündü ve kendini onaylayarak sahte sahte güldü. Sonuçta hayattaki en güçlü felsefesi her şeyin karşılıklı olduğuydu, bunu da çok geniş bir alana yaymıştı. Yaptığı veya düşündüğü bir şeyin karşılığını farklı bir zaman veya mekanda farklı birinsinden de alabilirdi. Tabi bu her daim karşılık beklemek anlamına gelmiyordu. Öyle yapmak zaten insanın hayatını mahvederdi. Özellikle de bir iyilik için bir karşılık asla beklenemezdi. Beklenildiği takdirde o iyilik artık iyilik olmaktan çıkardı. İyilik, bütün çıkarların dışında bir güzellikti. Ve yine bu felsefeye göre beklenilmediği halde bir karşılık geleceği için, insan daha bir mutlu olurdu... Ve sonra hayatını ancak bunun gibi sınırlar etrafında yaşanabilir hale getirebilceğine inanmaya çalıştı.

Etiketler :

İmkansız

20/6/2009

Biliyor musunuz sıkıldım. Aslında her şeye yeniden başlıyacak, tertemiz bir başlangıçla sizinle yeniden tanışacaktım. Ama duygularım buna elvermiyor malesef. N'apalım... anlatmakta güçlük çekilen bir durum bu. Yani şöyle diyeyim yahut, böyle bir durumda siz anlatmaya çalışırsınız sadece, karşınızdaki sizi pek de anlamaz. Sadece içinizi döktüğünüz için siz rahatlarsınız, karşınızdaki belki de bir kaç satır sonra ne saçmalıyor bu diye bırakır gider, ya da peşi sıra gelen saçmalıklara gülüp gülüp te eğlenir.
 
Öyle ya da böyle...

Bir kaç gündür o kadar yoğundum ki kendime şaştım, yoruldum. Yine aynı günler içinde bir o kadar da boştum, e tabi buna daha da bir şaştım, sustum. Ama zihnim, pili bitmek tükenmek bilmeyen o makine!, çıldırtacaktı beni neredeyse.. Birileri eksikti. Yaptıklarım dakikalarımı doldursa da herbirini tartıya koysam, hiç! Hayal gücüm  çok kuvvetlidir bilir misiniz? Pek öyle göstermesem de çok hayal kuran bir tipim ben. Bunu son zamanlar daha iyi anladım. Her an her durum, olay üzerine hayal kurabilirmişim. Öyleymişim ya da öyle oldum, kim bilebilir ben bile bilmiyorsam?! Kendimden bahsetmeyecektim ama kusura bakmayın. 'Bahsetmeye ne gerek var ki bir ton daha saçmalıyacaksan' diyecek gibi olursanız, durun lütfen. Benim bir suçum yok... Düşüncelerim hücum ediyor zihnime ve ben de bu sahneye afallamış biçimde sizlerin önüne itiliyorum. Bütün suç ellerimin ya da parmaklarımın belki de, durduramıyorum onları... yazmazlarsa üşüyorlar,- a!kansızmıymışım -hayır hayır yazamamaktan üşür ellerim benim, kansızlık ta cabası. Size de hiç olmuyor mu? Hisleriniz başkaldırıp yüreğinizi yerle bir edince nasıl yazmadan durabilirsiniz? İmkansız bir şey bu. İmkansız! İmkansız!

Bosver demesi kolay.. Buyrun siz de doldurun düşüncelerinizi  zamanın arabasına, bağlayın sonra ucuna hatıra balonunuzu bırakın mazi semanıza, rahatlayın gitsin! İmkansız mı?


 
hehe...

Etiketler :